Bir haberim var! 

Ben işe başladım sevgili okur. Gerçek, maaşlı bir iş. 

Erken kalkmaya, dert unutmaya, yemek yapmamaya, az uyumaya, daha çok okumaya, temizliği azaltmaya, sporu unutmaya, kilo almaya falan başladım. 

Şimdilik işimde mutluyum. İleride ne olur kimse bilemez elbette. Hatta bazen üzerinee çalıştığım işi bitirmek için heyecanla uyanıyorum! 

Umarım her şey güzel gider. 

Bir haberim var! 

Tekrar Merhaba Cymbalta!

Dün Prozac bitiyor diye kontrole gittim.

Prozac’ın ve o gittiğim psikiyatrın bir işe yaramadığını düşünmeye başlamıştım. Değiştirmek istiyordum fakat tüm bilgilerim onda ve beni tanımıştır artık diye ve de diğer gideceğim psikiyatr “Ben bakamam, önceki doktorunuza gidin.” der diye değiştirmekten çekinmiştim. Şans şu ki; düne benim doktorumda randevu yoktu, en yakın randevusu bugüneydi ve benim dün gitmem şarttı çünkü ilacım bitmişti, dolayısıyla en çok gitmek istediğim doktordan randevu aldım!

Kendimi tekrar anlatmama gerek kalmadı, çünkü eski anlattıklarım ekranında görünüyormuş. Yeni olanları ve daha kötü olduğumu anlattım. Doktor değişikliği yapmak istemiş olduğumu da söyledim. Beni dinledi, sorular sordu, nokta atışları yaptı! O anda güvendim kendisine. Prozac’ın dozunu üç defa arttırmamıza rağmen bir işe yaramamasından mütevellit “Cymbalta’ya geri dönelim o halde” dedi. Çünkü o ilacı kullanırken ne kadar pamuk gibi olduğum ekranında yazıyordu. Ben de Cymbalta’dan korkuyordum çünkü tiroit rahatsızlığımı ortaya çıkarmıştı. Yani ben öyle sanıyordum fakat öyle bir kalıcı yan etkisi yokmuş. En fazla memeden süt getirme etkisi varmış, çok nadir, o da bende çıkınca kan tahlili yaptırmamı istemişti 4 yıl önceki doktor, sonra tiroit bozukluğu çıkmıştı. Yani aslında şans eseri tiroit bozukluğumu bulmuşuz biz; Cymbalta’nın yan etkisi olarak değil. Uzun uzun anlattım ve sordum bu durumla ilgili. Yan etkilerinden korkuyordum bir de, çünkü 1 ay kadar çok sıkıntılı bir dönemden geçmemi sağlamıştı Cymbalta. “Evet, olabilir ama korkma. Dayanamayacağın bir etki olursa gel tekrar, bakalım.” dedi. Rahatlattı. Güvendim.

 

Dün, Cymbalta 30 mg ile başladım.
30 gün sonra kontrole gideceğim.

Tekrar Merhaba Cymbalta!

Antidepresaa tekrar başladım #3

Son doz yükseltmesinden sonra ben daha da kötü oldum. Geceleri terliyorum, bolca rüya görüyorum (sanki rüya görmek için uyuyorum), gündüzleri ateş basıyor, daha çok kaygılıyım, hiç görmediğim krizler geçiriyorum vs vs. Hani bunlar ilacın yan etkileri mı yoksa başka bir hastalığım mı var bilmiyorum. Kafayı yiyeceğim! 
3 hafta kadar önce koltuk altım ağrıdı, sonra da ara ara sızlamaya devam etti. İnternette lenf bezleriyle alakalı olduğu söyleniyor. O günden beri koltuk altımda bir şey arıyorum. Artık iyice acıttım o bölgeyi. Boynumda lenf bezi şişmesi var, kontrole gidiyorum 6 ayda bir ama hani boyunda şişlik var ya, bir de koltuk altında çıkmışsa o zaman korkutucu falan diye düşünüp duruyorum. Dizimde de ağrı var zaten. Dirseğim de arada ağrıyor.
Ruh sağlığım hiç iyi değil okur. Ya sapıttım ya da bir hastalık var bende. Bak hala korkuyorum.
İlaç, etkisini en az 6 ayda gösterir. Bu yüzden bekliyorum bakalım.

Antidepresaa tekrar başladım #3

Devlet memuru çalışkan değilmiş meğer. 

​Ben sanıyordum ki devlet memurları eşek gibi çalışıyor ve inanılmaz yorgun halde evlerine gidiyorlar.

 

Çünkü babamı hep perti çıkmış olarak ve zihinsel yorgunluğuyla gördüm ben. 
Meğerse farklı olan benim babammış. Devlette çalışan memurların çoğu göt yayıyormuş! Sırtlarını sağlama dayadıkları için anca lagaluga yapıyorlarmış! Bunu çok geç gördüm sayın okur…  

Devlet memuru çalışkan değilmiş meğer. 

Antidepresana tekrar başladım #2

Başladıktan sonra 3 kez kontrole gittim. Her birinde doz artışı yapıldı. Çünkü ne yan etkisini ne de düz etkisini görüyordum. Çenemi sıktığım için bir de günde 3 defa içmek Buspon yazmıştı doktorum. Buspon’u günde 3 defa hiç içemedim (ta ki düne kadar), çünkü geç kalkıp sadece 2 öğün yemek yiyordum. Dolayısıyla bir ya da iki defa içebildim. Dün memlekete geldim, annem sağ olsun üç öğün yediriyor. 

Prozac’ın son doz artışı 60 mg oldu (üçer tane 20 mg içiyorum). İlk bir buçuk haftada bir şey yoktu ama sonrasında birden ateş basması, ani soğuk terleme, el ayak titremesi, gece terlemesi başladı. Şu an hala devam ediyor. Lenf nodum da olduğu için bu terlemelerden korktum açıkçası. Dün sağlık ocağına kan verdim, bugün sonuç aldım; kolesterol dışındaki her şey normal çıktı. Kolesterol da aileden geliyor, diyabet gibi. 
Bu yan etkilerin dışında, olaylara artık daha sakin yaklaşıyorum, daha sevecenim, internetten daha az hastalık araştırması yapıyorum; pislikten uzaklaşma isteğim ve bazı konulardaki obsesifliğim devam ediyor. 

Antidepresana tekrar başladım #2

Keşke o dünyada yaşayabilsem…

Harry Potter’ın büyülü dünyasına girdin mi çıkması çok kolay olmuyor sevgili okur. İlk kez 1999’da tanıştım bu dünya ile. O yaşıma kadar kitap okumayı pek de seven bir insan değildim. Nasıl oldu, kim tavsiye etti, yoksa dergiden mi gördüm de haberim oldu, ya da önce filmine mi gittim hatırlamıyorum ama Harry Potter serisiyle okumayı sevdim ben. Yaş 9 ama olsun çok da geç değildi.

 

Kış ayında bir hafta sonuydu. Babamın bana yeni aldığı koltuğu sobanın önüne çekip hava kararana kadar Harry Potter ve Felsefe Taşı kitabını okudum. Hayatımda ilk defa bu kadar uzun süre, başından hiç kalkmadan kitap okumuştum. Benim için kocaman bir olaydı; hatta günlüğümde bile yazar o gün.

 

İlk filme tam olarak 9 defa gittim! O zamanlar bende bilgisayar yok, VCD oynatıcı yok, hatta VHS oynatıcı bile yok. Dolayısıyla bolca sinemaya gidip, her saniyesini beynime işlemiştim. Sonra çıkartma albümleri ve posterleri çıktı. Bardakları, kalemleri, defterleri satılmaya başlandı. Hepsinden aldım tabii! Bardakların hepsini kuzenlerim veya misafirler kırmıştı. İçimdeki burukluk, kalbimin kırılması kocaman bir şeydi. Çünkü bardakların üzerinde filmden sahneler vardı ve her su içişimde beynimde tekrar oynuyordu film.

Sonra, çıktıkça diğer kitaplarını okudum, filmlerine yine birden fazla kez gittim ama bu sefer VCD alıp bilgisayarımda da izledim. 2001’de almıştım ilk bilgisayarımı. Derken derken, benim koleksiyonum büyüdü ama ailem bu durumdan memnun değildi tabii. Hayal dünyasında yaşamak için fazla büyümüştüm onlara göre. Neyse ki bir süre sonra unuttular, ben de saklayarak yaşadım. Harçlıklarımla çıkartma kitapları, dergiler vs aldım, göz önünde bulundurmadım.

 

Sonra eBay girdi hayatıma ve Harry Potter ile ilgili daha çok ve orijinal şeyler almaya başladım. Cübbe alamadan PayPal kapandı ya, en çok ona üzülürüm.

Fiyatı düşsün diye beklerken…

Sonra heyecanım azaldı. E görmedikçe unutuyorsun sevgili okur. Ara ara Harry Potter manyağı arkadaşlarımla konuşurken yeniden hortluyordu heyecanım ama eskisi kadar çok değildi, çünkü yeni bir şey çıkmayacaktı ve o büyülü dünya sona ermişti, yeni haberler almayacaktık.

cw2zpahxuaiebud

Bu yıl, yıllar sonra bir kitap daha çıktı! Harry Potter ve Lanetli Çocuk. Hemen ön siparişini verdim. O heyecan yeniden başladı! (E bir de Fantastik Canavarlar filmi gelmişti.) Kitap gelir gelmez okumaya başladım ama kıyamadım. Bitmesini istemedim. İki üç sayfa okuyup kapatmaya çalıştım. Ama kitap da tiyatro senaryosu olduğu için hemencecik bitecek gibi duruyordu. Üç hafta kadar dayandım. Olmadı. Dün gece bir çırpıda bitti! Hayaller kurmaya yeniden başladım. Rüyamda bile gördüm!

 

 

Keşke filmi de çıksa… Ya da tiyatrosunu izleyebilsem…

 

Keşke hiç bitmese.

Keşke o dünyada yaşayabilsem…

Keşke o dünyada yaşayabilsem…

Antidepresana tekrar başladım.

Psikolojimin iyileşmesini bırak, iyice saçmaladı sayın okur! Elimi daha çok yıkamaya, mikroplardan daha çok korkmaya, bir yaptığımı en az iki kez kontrol etmeye tekrar başladım. Kendi kendime sürekli konuşuyorum zaten. Hastalık konusunu durmadan düşünmeye başlayınca psikiyatra gitmem gerektiğine karar verdim, çünkü dertlerimden etrafımdaki insanlar bile bıktı. Düşündüğümün yanlış olduğunu, saçmaladığımı bilmeme rağmen kendimi telkin edemedim. Arkadaşlarıma ve aileme de anlatmaktan korkmaya başladım, çünkü artık aynı şeyleri duymaktan onlar da yıldı. E ben de aynı şeyleri durmadan anlatmaktan yılmıştım.

 

Dertlerimi anlatınca ileri derecede anksiyete teşhisi konuldu. Cymbalta dışında bir ilaç vermesini rica ettim doktordan. Nedenini sordu. Tiroitlerimi bozduğunu söyledim, fakat öyle bir yan etkisi yokmuş, genetik olduğunu söyledi. Ama biliyorum Cymbalta’dan sonra ortaya çıktı tiroit rahatsızlığı. Tamam halamlarda da var ama onlarınki daha yeni çıktı sayılır. Bense 23 yaşındaydım! Doktora karşı çıkacaktım, sonra üzerinde durmamaya çalıştım. Yine de başka bir ilaç istedim. Prozac şurup verdi. Hem enerji de verirmiş, çok uyumamı da engellermiş. Bir şişe bitince de 20 mg kapsüle geçirdi.

 

8 Kasım’dan bu yana Prozac kullanıyorum. Pek bir etkisini göremedim; sadece enerjim yerine geldi ve kolay uyanabiliyorum artık. Yan etkisini de göremedim. Kontrole gittiğimde bunları söyledim, yan etkisinin olmaması iyiymiş, normal etkisi de zamanla başlarmış. Dişlerimi çok sıktığımı belirtince diş kaybının olmaması için bir de Buspon verdi. 22 Kasım’dan bu yana da Buspon kullanıyorum. İçtiğim ilk gün inanılmaz bir baş dönmesi ve mide bulantısı yaşadım. Arkadaşımdaydım, eve gelene kadar kusmamak ve düşmemek için inanılmaz ter dökmüşüm. Saç diplerim, spordan çıkmışım gibiydi. 3 gün boyunca baş dönmesi ve mide bulantısı devam etti. Şimdi de dişlerimi sıkmam yetmiyormuş gibi bir de uyurken gıcırdatmaya başladım. Dişlerimin birbirine sürtme sesine uyanır oldum.

 

Hala kendimle konuşuyorum ve hala hastalık düşünüyorum fakat artık dikkatimi dağıtabiliyorum sanırım. Ne zaman bir hayvan görsem tüm sıkıntım geçiyor o anda, ya da artık birisiyle konuşurken başka bir şey düşünmüyorum. Önceleri, insanların söylediklerine kafamı veremezdim, çünkü aklıma taktığım şeyin sonucunu almadan aklımdan atamıyordum. Hala atamıyorum ara ara ama azaldı diyorum ya. Doktor, araştırma yapmanın anksiyeteyi büyük ölçüde azalttığını fakat yanlış bilginin daha da arttırdığını söyledi. Bu yüzden artık internetten hastalık konusunda daha az araştırma yapıyorum.

Antidepresana tekrar başladım.